top of page
Search

Bartın’a Kaçış: Bolu Ormanlarında Motosiklet Yolculuğu ve Macera Dolu Rota

  • Writer: Tanju Hatipoglu
    Tanju Hatipoglu
  • May 6
  • 3 min read

Updated: Jul 4


İki haftadır heyecanla beklediğimiz Karadeniz motosiklet turu için nihayet yola çıkıyoruz! İlk hafta hava muhalefeti nedeniyle vazgeçmiştik, ikinci hafta ise tam bir fırtına koptu. Ancak iş, toplantılar ve telefonların yarattığı o boğucu döngüden kurtulmak, zihni boşaltmak için bazen sadece motosiklete binip uzaklaşmak gerekir.


İşte 06.05.2026 tarihinde, Garmin’e yüklediğimiz GPS rotaları, dolu bataryalar, yağmurluklar, kışlık ekipmanlar ve yanımıza aldığımız Dron ile başladığımız macera dolu Bartın motosiklet yolculuğu hikayemiz.


Değişen Bolu Motosiklet Rotası: Plan vs. Gerçeklik


İlk planımız cuma günü sahilden Bartın’a gitmek, cumartesi Bolu üzerinden Sapanca’ya geçip mangal yaptıktan sonra pazar günü İstanbul’a dönmekti. Ancak tecrübeli sürücüler bilir ki Karadeniz plan sevmez.

Hava durumunun cuma güneşli, cumartesi ise yağmurlu göstereceğini fark edince rotayı hemen tersine çevirdik ve Karadeniz’in spontane akışına ayak uydurduk.



Sabah 06:00 – TEM Otoyolu Sürüşü ve Düzce Molası


Sabahın ilk ışıklarında Opet Mehmetçik Vakfı Dinlenme Tesisi’nde Özkan ile buluştuk. Kısa bir kahvaltının ardından Düzce’ye kadar tempolu bir otoban sürüşü gerçekleştirdik. Depoları doldurduktan sonra asıl off-road motosiklet rotasıbaşladı.


Sakin köy yollarından ilerlerken navigasyonun uyarısıyla eski bir köy köprüsünden geçerek nehrin karşı kıyısına ulaştık. Asfalt yol kısa süre içinde yerini stabilizeye, ardından da balta girmemiş Karadeniz orman yollarına bıraktı.


Karadeniz Ormanlarında Off-Road ve İlk Drone Kazası

Eriyen kar sularıyla debisi tavan yapmış nehirlerin kenarından, hatta zaman zaman doğrudan suyun içinden geçerek ilerledik. Doğanın bu muazzam güzelliğini anlatmaya kelimeler yetmez. Ancak bu büyüleyici atmosfer, bize kısa sürede Karadeniz’in sert yüzünü de gösterdi.


Dar ağaçlık bir alanda yaptığımız drone uçuşu esnasında yaşanan anlık panik, pervanelerden birinin kırılmasına ve drone’un düşmesine neden oldu. Neyse ki cihaz nehre düşmedi. Sonradan öğrendik ki bölgede dron uçurmak zaten yasakmış; Karadeniz bize ilk dersini böylece verdi.


“Büyük Adventure Motorlar Her Yere Gitmez”

Ormanın derinliklerinde karşılaştığımız ormancılar, yukarıda hâlâ kar olduğunu, geçidin kapandığını ve yolun büyük adventure (ADV) motorlar için uygun olmadığını söyleyerek bizi uyardı. Ancak Garmin GPS cihazımız ısrarla düz devam etmemizi söylüyordu.

İlerledikçe yol adeta bir TET (Trans Euro Trail) rotası haline geldi. Çamur, kaya, su geçişleri ve dik eğimler, mayıs ayında ağır ADV motorlarla tam bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü. Yolun tamamen kar sularıyla kapandığını ve kütüklerle bloke edildiğini görünce durduk.



Altın Kural: Motosiklet macera sürüşlerinde bazen en büyük cesaret, doğru zamanda geri dönebilmektir.

Post-Apokaliptik Bir Atmosfer: Zonguldak ve Kandilli Terk Edilmiş Maden Yolları

Yanlış rota denemeleri yüzünden yaklaşık iki buçuk saatlik bir sapmanın ardından yeniden başladığımız köy köprüsüne döndük. Bu kez rotayı sahil şeridine çevirerek Ereğli ve Zonguldak üzerinden ilerledik.

Yol boyunca karşımıza çıkan terk edilmiş yerleşim yerleri, özellikle Kandilli tarafındaki kırık camlı eski evler ve endüstriyel kalıntılar, Karadeniz’in sisli havasıyla birleşince ortaya adeta post-apokaliptik bir film sahnesi çıkardı.


Bartın’da Konaklama ve Şehir Turu


Akşam saatlerinde nihayet hedefimize ulaşıp tarihi Fatma Hanım Konağı’na giriş yaptık. Karakteristik ahşap yapısı ve samimi odalarıyla bizi karşılayan bu konak, günün tüm yorgunluğunu aldı.

Bartın, 30 dakikada yürüyerek bitirebileceğiniz, herkesin birbirini tanıdığı küçük ve şirin bir şehir. Akşam yemeği için tarihi Taşhan’a gittik ancak rezervasyonumuz olmadığı için yer bulamadık. Günü sokakta lezzetli bir kebap yiyerek ve ardından sakin bir barda yorgunluk birası içerek noktaladık. İlk gün tam 13 saat motosiklet sürmüştük.


Dönüş Yolculuğu: Şile - Ağva Sahil Hattı

Ertesi sabah sıradan bir kahvaltının ardından, iç bölgelerdeki yağmur riskinden kaçmak için Sapanca planını tamamen iptal ettik ve Karadeniz sahil şeridini takip ederek İstanbul’a dönmeye karar verdik.

Ağva tarafında harika bir pide molası verip çaylarımızı içtikten sonra yola koyulduk. 13 saatlik yoğun sürüşün ardından vücudumuz inanılmaz yorulmuştu ama ruhumuz tamamen temizlenmişti.

Karadeniz Motosiklet Turundan Çıkarılan Dersler

Bu zorlu ama keyifli Karadeniz motosiklet yolculuğu bana şu önemli deneyimleri kazandırdı:

  1. Garmin’de Topoğrafik Harita Şart: Off-road rotalarında yükselti ve arazi yapısını görmeden ilerlemek büyük risk.

  2. Mayıs Ayında Karadeniz Sürprizlidir: Bahar aylarında Karadeniz’de "kolay rota" diye bir şey yoktur.

  3. ADV Motorların Sınırı: Büyük adventure motosikletler her yola girer ama her arazide mutlu etmez.

  4. Dron Kullanımı: Dar, ağaçlık ve akarsu kenarı olan bölgelerde drone uçurmak tehlikelidir.

Yılın ilk motosiklet gezisi biraz sert ve mücadeleci başladı ama tam da zihnimizi boşaltmak için ihtiyacımız olan şey buydu! Bir sonraki rotada görüşmek üzere.





















 
 
 

Comments


Join our mailing list

Thanks for submitting!

  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Flickr Icon
  • Black Instagram Icon

© 2035 by The Mountain Man. Powered and secured by Wix

bottom of page